Mustafa Göksel

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Arkadaşlar maalesef bu hafta yine 3 büyük ustamızı kaybettik Gerçekten yaprak dökümü dedikleri olay budur işte. Azrail mesaiye devam ediyor

Önce büyük usta, Türk tiyatrosunun en büyük oyun ve metin yazarlarından usta kalem Dinçer Sümer hocamızı, daha sonra büyük usta, sinemamızın seksen yıllık çınarı Süleyman Turan amcamızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Son olarak a Türk sinemasının karakter oyuncularından usta çınar Çetin Dağdelen Nam-ı Diyar (Deve Çetin)’ni kaybettik. Sırayla size bu ustaları tanıtacağım.

EN USTA KALEMİMİZ DİNÇER SÜMER

Büyük usta kalem Dinçer Sümer 19 Mart 1938 yılında İzmir’ de doğdu. İzmir’ de ilk ve orta öğretimini tamamlayarak ardından 1953 ‘ te girdiği Namık Kemal Lisesi’ni bitirdi. Sanata olan aşkı onu konservatuara yönlendirdi. 1961’de 23 yaşında kazanarak eğitim gördüğü Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümü’nden mezun oldu. Daha öğrenciyken gazetecilik mesleği ile de ilgilendiği için gazeteciliğe başladı. Devlet tiyatroları olarak Ankara ve İstanbul devlet tiyatrolarında çalıştı. Oyunlar oynadı. Sinemamızda da bir sürü filmlerde rol aldı.

Oyunculuğu yanında bir diğer ustalık alanını uzun yıllar dublaj ve seslendirme sanatçılığı da yapan Dinçer Sümer, tiyatromuza birçok oyun ve metin yazarak güzel eserler kazandırdı.

Dinçer Sümer 1953’ ten sonra şiir, hikaye ve romanın yanı sıra, radyo oyunu yazmaya başladı. Tiyatro üzerine akademik olarak Polonya, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde araştırmalar yaptı. Devlet Tiyatrolarında 1960 yılından itibaren oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Süleyman Demirel’ in Cumhurbaşkanlığı döneminde, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat danışmanlığı görevinde bulundu. Bu görevi döneminde değişik dönemlerde Devlet Tiyatroları Edebi Kurulu’nda ve Tiyatro Yazarları Derneği yönetiminde bulundu.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Anadolu Üniversitesi’nde Dramaturgi bölümü öğretim görevliliğinde bulunarak bizzat derslere girdi. Büyük ustanın ilk şiiri 1955’ te Varlık Dergisi’nde çıktı. Yazdığı şiirleri bu tarihi izleyen yıllarda ayrıca Yeditepe, Dost, Türk Dili vd. dergilerde yayınlandı. Dinçer Sümer bunun yanı sıra radyo tiyatroları ve oda tiyatroları oyunları yazdı. Bu eserler devlet tiyatrolarında sahnelendi.

İlk olarak 1976 yılında sahnelenen Dinçer Sümer’ in kaleme aldığı ‘Eski Fotoğraflar’ adlı eseri Necef Uğurlu ve Jülide Övür’ ün yönetmenliğini yaparak sinemaya aktardığı filmde Ahmet Uğurlu ve Bennu Yıldırımlar başrolleri paylaştı.

Eski Fotoğraflar’ı ilk izlediğinde 20 yaşında olan usta sanatçı Ahmet Uğurlu bu rolü oynama hayalini 26 yıl sonra 46 yaşında gerçekleştirdiğini söyleyerek heyecanını farklı bir bakış açısı ile ifade etmişti. Sıradan insanların trajedilerinin anlatıldığı filmde zıt dünyaların altını çizmek istediklerinin altını çizmek istediklerini belirten usta Yönetmen Necef Uğurlu filmin temasını ‘Her İyinin bir kötü yanı, her kötünün de bir iyi yanı vardır. Her insanın bir masum hikayesi vardır. İnsanların hayatları yanlış kişilerle kesişebilir’ sözleriyle anlatmıştı. Dinçer Sümer bundan sonra da birçok eserlere imza atmanın dışında dublaj ve seslendirme ile kariyerini hala sürdürdüğü dönemde 9 Eylül 2019 tarihinde aramızdan ayrıldı.

DİNÇER SÜMER HOCAMIZIN ÖDÜLLERİ

TRT 1970 Sanat Ödülleri yarışmasında ‘Küpe Çiçeğinin Ölümü’ adlı radyo oyunu, ‘Gecenin Bir Yerinde’ adlı televizyon oyunu ve serçe hikayesi ile üç başarı ödülü kazandı. ‘Eski Fotoğraflar’ isimli eser ile Türk Dil Kurumu 1977 oyun ödülünü, ‘Meddah Amca’ adlı çocuk oyunu ile TBMM kültür Sanat Kurulu’nun üçüncülük ödülünü aldı.

Dinçer Sümer’e 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı Ünvanı verildi. Türk, Yunan dostluğunu işleyen ‘Sandalım  Kıyıya Bağlı’ adlı kitabı ile Abdi İpekçi Dostluk ve Barış ödülünü kazandı.

DİNÇER SÜMER HOCAMIZIN ESERLERİ

ŞİİRLERİ: Günebakan 1955, Denize Çıkan Cadde 1957, Küçük Kızın Adı Ayşe 1965, Sandalım Kıyıya Bağlı 1982, Ayyuklalı Alekos 1983, Namazgahlı Şükrü Bey Destanı 1983

ROMANLARI: Bozuk Bir Şey 1976, Bir Dönüş müydü O İzmir 1992

ÖYKÜLERİ: Aklımda Kalan Masallar 1983,  Memuroğlu Memur 1994

OYUNLARI: Katip Çıkmazı 1970, İstanbul ve Devlet Tiyatrosunda Oyun 1971-1972, Bu topraklar için 1976, Üç Derste Aşk (Ankara Meydan Sahnesinde Oynandı 1971),  Altın Kalpli Kız- Çocuk Oyunu ( Devlet Tiyatrosunda Oynandı 1968), Eski Fotoğraflar (Devlet Tiyatrosunda Oynandı 1976, Sinema Filmine Çekildi 1998), Karacaoğlan 1984, Aşk Dediğin Nedir ki? (Devlet Tiyatrosunda Oynandı1984), Meddah Amca 1986, Toplu Oyunları 1994, Toplu Oyunları 2 1997

ROL ALDIĞI TİYATRO OYUNLARI

Sandalım Kıyıya Bağlı/ Yazar 2017

Osmancık/ Uyarlayan 2017

Eski Fotoğraflar Yazar 1976-2012

Gül Satardı Melek Hanım/ Yazar 1985-1991

Sokratesin Savunması/ Yönetmen Yardımcısı 1968

Buzlar Çözülmeden/ Ekrem Yüzbaşı 1964

Yaşlı Hanımın Ziyareti/Alfred’in Oğlu 1964

Ağaçlar Ayakta   Ölür / Hırsızların Hırsızı 1962

NOT: Senaryosunu Yazdığı Sinema Filmi Eski Fotoğraflar 1998

ROL ALDIĞI SİNEMA FİLMLERİ

Cumhuriyet / Rauf Orbay 1998

İstanbul’ un Kızları/ Muammer 1968

An Gibi Yar Olmaz 1958

Çileli Bülbül 1957

Gelinin Muradı / Otelin Komisi 1957

ROL ALDIĞI DİZİLER

Kurtuluş /Albay Behiç Bey 1996

Bağdat Hatun 1991

Son dönemde Türk Tiyatrosuna temelde Usta Metin ve Oyun yazarlarımızı, büyük kalemlerimizi kaybetmemizden sonra bu konu büyük önem taşıyor. İlerleyen zamanlarda Türk tiyatromuzun ve sinemamızın en usta kalemlerini derleyeceğim.

TÜRK SİNEMAMIZIN EN EFENDİ İYİ KALPLİ SANATÇISI

SÜLEYMAN TURAN

Arkadaşlar sırada ise kısa süre önce kaybettiğimiz Türk sinemasının En efendi, naif, oturmuş yapıda en özel sanatçısı Süleyman Turan amcamızı anlatacağım. Yer aldığı tek bir mizaha dönük kötü karakter dışında hiçbir kötü karakter oynatılamayan tek oyuncusu olarak örnek bir isimdi.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Süleyman Turan 19 Kasım 1936 tarihinde İstanbul Kadıköy’ de doğmuştur. Gerçek adı Süleyman Başturan’dır. İlk, orta ve lise öğretimini Kadıköy’ de tamamladı. Liseyi Haydarpaşa lisesinde bitirdi ve daha küçük yaşta sanata karşı meraklı olduğu için Halkevlerine girer çıkardı. Oralarda çalışmalar yapan resim hocalarının atölyelerine katılır resim yapmayı öğrenirdi.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Daha sonra üniversite serüveni başlayan Süleyman Turan, İstanbul Üniversitesi İngiliz Filoloji’sini kazandı fakat burada üçüncü sınıfa kadar okuyabildi. Yedek subay olarak askere gitti. Askere gittiği sırada Kore savaşı yaşanıyordu Gönüllü olarak Türk birliğine katıldı ve Japonya’ ya gitti. Bir gün Japonya’da askerler arasında bir yetenek yarışması düzenlenir. Bu yarışmaya Türk askerler İngilizce yazılı bir piyes ile katılır ve oyun birinci seçilir.  Bu oyun ustanın sahne sanatlarına başladığı ilk denemesi olmuştur.

Yine bir gece Tokyo’da bir gece kulübüne gittiklerinde bir film çekimine şahit olurlar. Brezilya-Japonya Co-Prodüksiyonu bir filmdir bu proje. Süleyman Turan filmde figüran olarak oynar. Askerliği bitmesine rağmen Türkiye’ye dönmez ve uzun bir süre Uzakdoğu ve Amerika’ da macera yaşar.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

İlk kez sahneye İstanbul’da bir tiyatro oyunu ile çıktı. Oynadığı ilk film ise Osman Seden’in yönettiği ve başrollerde Türkan Şoray ve Tamer Yiğit, Öztürk Serengil ve Hulusi Kentmen’in olduğu ‘Sayın Bayan’ filmi idi. Süleyman Turan bir dönemde dergi ressamı olarak çalıştı. Filmlerin dışında uzun zaman karikatür ve resim yaptı. Çizimleri uzun yıllar ‘Akbaba’ dergisinde yayımlandı. Önce Akşam gazetesinde başladı çizgi roman çizmeye. Senaryolarını da o yazıyordu. Bu arada afişler ve kitap kapaklarını yapıyordu. Sonra Sabah gazetesinde 15 yıl çizgi roman çizdi. Hatta bir ara iki yıl kadar hafta sonları Veli Efendi hipodromunda At Yarışlarına bilet sattı.

Süleyman Turan’ın tiyatro ve sinemaya da ilgisi her zaman ilk sıradaydı. İngiliz Filolojisi’nde okurken her gece Gürdal Onur adlı arkadaşının oynadığı tiyatronun kulisine takılmaktadır. Sürekli gidip geldiği bu yer ünlü tiyatro sanatçısı Saim Agapo’nun kurduğu özel tiyatrodur. O kadar sık gider ki oyunun adeta tamamını ezberlemiştir. Bir gün Selim Naşit Özcan tiyatroya gelmeyince onun oynadığı rolü oynar ve 1962’de tiyatroya başlar. ‘’Harput’ ta bir Amerikalı’ oyununda başrol oynadı.

1963 yılında SES dergisinin yaptığı yarışmayı kazanarak sinemaya adım attı. Aynı yarışmada o yıl Ajda Pekkan ve Ediz Hun birincilik alarak sinemaya adım atmışlardır. Bu sırada büyük film şirketi Kemal Film’deki bir yetkili onun soyadını çok uzun bulur ve Başturan’ı Turan olarak değiştirir. Büyük usta, ‘Sayın Bayan’ filmi ile sinemaya adım atar. Oldukça küçük bir roldür bu. Sonraki Film, ‘Koçum benim’de ise koca bir rolü vardır. Bu filmde Türk sinemasının taçsız kralı Ayhan Işık ile birlikte oynar. Süleyman Turan’ın en önemli özelliği kafadaki Jön’ ün Esas oğlanın sadık dostu rollerinde, sevecen tiplemesi ile başarılı olup beğeni kazanmıştır.

1970 senesinde ‘Dikkat Kan Aranıyor’ adlı filmde Ekrem Bora ile rolleri paylaşmış, akıl hastanesinden kaçan bir deli tiplemesi ile olağanüstü bir performans göstermiştir. 1971 senesinde Yılmaz Güney ile ‘Yarın Son Gündür’ adlı filmi çevirdi. Bu filmdeki rolü ile 9. Antalya Film Festivali’nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldı. Yine 1972’de Ediz Hun ile birlikte rol aldığı ‘Güllü’ filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü ikinci kez almıştır.

70’li yılların ortalarında Yeşilçam’daki krizin ardından seyirciyi sinemaya çekmek için bir çözüm olarak üretilen seks furyasından o da etkilendi.  BU dönemde 3 yıl kadar sinemadan uzaklaşarak çizgi roman ve senaryo yazarlığı yaptı. Bu sırada TRT’den gelen teklifi değerlendirdi ve Türkiye’nin sesli çekilen ilk dizi filmlerinden biri olan ‘Sarıpınar 1914’ de oynadı.

Süleyman Turan 3 tane de sinema filminin senaryosunu yazmıştır. Bunlardan ikisi Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın başrollerini paylaştığı 1983 yapımı Baş Belası ve Dönme Dolap filmleridir. Üçüncü yazdığı film ise başrollerini Tarık Akan ve Necla Nazır’ın paylaştığı Hulusi Kentmen ve Neriman Köksal gibi isimlerin yer aldığı ‘Sevgili Dayım’ filmleridir. Büyük usta bu filmlerde oyuncu olarak da enfes karakterlere imza atmıştır. Bu filmlerden Sevgili Dayım’ ı Büyük usta Rejisör Zeki Ökten, ‘Baş Belası’ filmini Kartal Tibet ve ‘Dönme Dolap’ filmini de Zeki Alasya yönetmiştir.

Süleyman Turan özel hayat ve aile yaşamı olarak da Candan Öncü ile 17 Temmuz 1967 tarihinde evlenmiştir. Kendisi 4 sene önce eşini kaybetti ve yalnız bir şekilde yaşamın idame ettiriyordu. Bu evliliğinden de Beliz adında bir kızı bulunmaktadır.

Büyük usta Süleyman Turan içinde en acı olan dünya hayatında son bulan ömründe gerçekleşen finalin acı bir şekilde noktalanmasıdır. Kendisi 8 Eylül 2019 günü evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybediyor. Komşuları yalnız yaşadığı için iki gündür kapısında bulunan gazetelerin kendisi tarafından alınmadığını fark ederek kapıyı kırıyorlar ve kendisini ölü olarak buluyorlar. Kendisi ölümünün ardında geride yazmış olduğu bir sürü fotoroman, dergi ve karikatür ile birlikte yazmış olduğu 3 sinema ve rol aldığı 177 sinema filmi ile birlikte 3 tane televizyon dizisi bıraktı sevenlerine.

SÜLEYMAN TURANIN ÖDÜLLERİ

– 1971 Altın Koza Film Festivali: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Yarın Son Gündür filmindeki rolü ile)

– 1972 Antalya Altın Portakal Film Festivali: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Güllü Filmindeki rolü ile)

FİLMOGRAFİSİ

177 Sinema Filmi

4 Televizyon Dizisi

1 Televizyon Programı

1 Belgesel

ÇETİN DAĞDELEN (DEVE ÇETİN)

Çetin Dağdelen 1 Mart 1944 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. ‘Ölümünü Kendin Seç’ isimli filmin senaryosunu da yazan usta sanatçı. Türk sinemasında 50’ nin üzerinde filmin de yapımcılığını yapmıştır. Talihsiz Bilo, Demir Pençe, Aç Kurtlar gibi 70 civarı filmde de Yılmaz Güney, Nebahat, Çehre, İlyas Salman, Tamer Yiğit, Tanju Korel, Hayati Hamzaoğlu, Kazım Kartal, İrfan Atasoy gibi isimlerle kamera karşısına geçti. Sinemamızın nadir kötü karakterlerinden biri olarak jeneriklere kazındı. Oyunculuk, senaryo yazarlığı ve yapımcılıkla birlikte birçok sinema filminde de prodüksiyon amirliği de yapan büyük usta sanatçı Türk sinemasının aslında en çalışkan set emekçilerinden biri olarak tarihe geçti. 12 Eylül 2019 günü vefat ederek aramızdan ayrıldı.

AZRAİL SANAT CAMİAMIZDA TAM GAZ MESAİYE DEVAM EDİYOR

Biz de camiamıza verdiğimiz vefa ile kaybettiğimiz bu 3 ustamıza değerli çınara Yüce Mevlam’dan rahmet diliyoruz. Bir sonraki köşe yazımda önemli bir konuda sizlerle olacağım. Hepinize güzel miraslar alacağınız bilinçli okumalar diliyorum esen kalın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Kapalı