Pazartesi , Haziran 17 2019
Home / Turizm / Yerelin değerini bilen Kocaelililer için

Yerelin değerini bilen Kocaelililer için

Gelecek Turizmde başvurularında geri sayım başladı

Bu yıl “Yerele değer” sloganıyla çalışmalarını sürdüren ‘Gelecek Turizmde’ yerel değerleri öne çıkararak turizmin geleceğine ışık tutacak yeni projelerini arıyor. Türkiye’nin dört bir yanında yerel değerleri turizme kazandıran ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan ‘Gelecek Turizmde’ yeni dönem başvuruları, 14 Haziran 2019 tarihinde son bulacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Anadolu Efes ortaklığında gerçekleştirilen Gelecek Turizmde’ye yenilikçi fikirleriyle katılmak isteyenler, başvurularını basvuru@gelecekturizmde.com adresine iletebiliyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes’in ortaklığında yürütülen Gelecek Turizmde bugüne kadar 16 farklı sürdürülebilir turizm projesiyle yerel kalkınmaya destek oldu. Tam 12 yıldır, yerel değerlerin ortaya çıkarılıp korunmasına ve Türkiye’nin turizmine yeniden kazandırılmasına olanak tanıyan ‘Gelecek Turizmde’nin yeni döneminde de üç sürdürülebilir turizm projesine fon, eğitim, planlama, iletişim, danışmanlık ve teknik destek verilecek.

Yerelin değerini bilen Kocaelililer için

‘Gelecek Turizmde’ yeni dönem başvuruları, 14 Haziran 2019 tarihinde son bulacak. Bölgelerinin doğasını, kültürünü, tarihi yerlerini ve ürün çeşitliliğini turizme kazandırmak, korumak ve aynı zamanda geleceğe aktarmak için yenilikçi fikirleri olanların, bu tarihe kadar yeni dönem başvurularını basvuru@gelecekturizmde.com adresine iletmeleri gerekiyor. Projeye başvuranlar, www.gelecekturizmde.com web sitesinde belirtilen detaylı adımları takip ederek başvurularını yapabiliyorlar.

Yerelin değerini bilen Kocaelililer için

Gelecek Turizmde kapsamında bugüne kadar desteklenen sürdürülebilir turizm projeleri, Türkiye’nin başarı hikayelerine dönüştü. Projelerden kimi yörelerine özgü ürünleri veya geçmişten gelen tatları marka haline getirdi; kimi Anadolu’nun gizli kalan antik yerleşimlerinin tanınmasını sağladı, unutulmaya yüz tutan meslekleri yeniden canlandırdı. Gelecek Turizmde ile Türkiye’nin kelebek alanları ve yüzlerce kuş türünün yaşadığı coğrafyalar biyolojik çeşitlilikleriyle korunarak geleceğe aktarıldı, korunan yerel değerlerle kadınların iş olanakları arttı, lavanta bahçeleri yüzbinlerce turist tarafından ziyaret edildi. Türkiye’nin dört bir yanından sürdürülebilir turizm projeleri hayata geçti; yöre halkı geleceğe bir ışık yakıp, hem kendilerinin hem de bölgelerinin kaderini değiştirdi.

Gelecek Turizmde ile sürdürülebilir turizm alanında neler yapıldı?

Gelecek Turizmde kapsamında 12 yılda Türkiye’nin dört bir yanından 16 sürdürülebilir turizm projesi desteklendi.

2007-2012 yılları arasında Çoruh Vadisi’nin turizm potansiyeli açığa çıkarıldı. Projenin başarısı, Çoruh Vadisi’nin bulunduğu Uzundere’nin Bakanlar Kurulu tarafından turizm merkezi ilan edilmesi ve 2016 yılında cittaslow ilan edilmesiyle taçlandı.

Yerelin değerini bilen Kocaelililer için

Bursa’nın 2000 yıllık tarihi Misi Köyü’nde, yöre halkının en önemli geçim kaynağı olan ipek böcekçiliği yeniden canlandırıldı.

Mardin’de 22 yataklı İpekyolu Misafir Evi kurularak hem bölgesel turizm hem de tarihi İpekyolu canlandırıldı.

İzmir, Seferihisar’da kadınların öncülüğünde, yöreye özgü birbirinden farklı tatlar marka haline getirildi ve bölge turizminin gelişimine katkıda bulunuldu.

Şanlıurfa’da geleneksel taş işçiliğinin gelecek kuşaklara aktarılması ve iş alanlarının artması hedefiyle taş işçiliği atölyesi kuruldu; 6’sı kadın 21 kişi taş işçiliği eğitimi aldı.

Anadolu’daki ilk şehir devleti olan Malatya Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için çalışmalar başlatıldı.

Safranbolu’da başlatılan proje kapsamında, yerel kültürel mirası yansıtan ve değerlerini taşıyan hediyelik eşyaların yerel esnaf tarafından üretilmesi sağlandı. Esnaf tarafından satılmaya başlanan hediyelik eşyalar, bölgeye gelir getirmeye başladı.

Isparta’nın Kuyucak Köyü’nde lavantadan elde edilen ürün çeşitliliğinin artırılarak turizmin canlandırılması hedeflendi; proje sayesinde sezonda bölgeyi 190 bin turist ziyaret etti.

Türkiye’nin 10 önemli kelebek alanı arasında gösterilen Adana’nın Saimbeyli ilçesinin tabiat parkı statüsüne alınması için çalışma başlatıldı. Bu doğrultuda kelebek gözlemciliği ile ekoturizmin geliştirilmesi çalışmaları yapıldı. Alan 2018’de Tabiat Parkı ilan edildi.

Balıkesir, Edremit’te yürütülen projede, zeytinyağı ile yapılan yöresel lezzetlerin marka haline getirilmesi amaçlandı; bölgede gurme turizmine destek sağlandı.

Denizli’ye bağlı Buldan Yayla Gölü’nün biyolojik çeşitliliğinin korunması için çalışmalar yapıldı. Ekoturizm potansiyeli canlandırılarak yerel ekonomiye katkı sağlandı.

Birincil geçim kaynağı turizm olan İzmir Foça’da turizmin dört mevsime yayılması, doğadan yana üretim ve işletme modellerinin yaygınlaştırılması hedeflenerek “Dört Mevsim Foça” markası oluşturuldu.

Antalya, Demre’de Hoyran ve Kapaklı köyleri, Türkiye’nin ilk uzun mesafeli yürüyüş rotası olan Likya Yolu güzergâhına kazandırıldı. Bu köylerde yöre halkı turizmden gelir elde etmeye başladı.

Antik yerleşimler, antik taş ocakları, köprüler, kaplıcalar, plajların olduğu Çanakkale’de, dünyaca bilinen mitolojiler şehri Troya’danAssos’a  kadar 120 kilometrelik “Troya Kültür Rotası” oluşturuldu.

Ordu’nun Sakin Şehir unvanına sahip Perşembe ilçesinde örnek bir pansiyon açıldı, kadınların hazırladığı yöresel ürünler satışa sunulmaya başlandı. Turizmi canlandırmak için gezi rotaları oluşturuldu.

İstanbul’a bağlı Şile’nin Ovacık Köyü’nde eski bir köy okulu restore edilerek tarladan sofraya yöresel lezzetlerin sunulduğu bir deneyim atölyesi tasarlandı. Atölyenin bahçesinde ekolojik üretim ve permakültür uygulamalarının deneyimlenebileceği  bir alan oluşturuldu.

About Ufuk Bağan

Ufuk Bağan

Check Also

Artvin, doğa turizminin merkezi oluyor Turizm Yazarları Derneği (TUYED) heyetine Artvin’i tanıtan Atabarı Turizm’in sahibi Erhan Gazihan, kentin turizm merkezi ilan edilen bölgelerinde yeni konaklama tesislerinin devreye gireceğini söyledi Gazihan, “Artvin, doğal güzellikleri, yeşili, şelalesi, gölleri, yaylaları, dünyaca ünlü kanyonu ile ziyaretçilere birçok neden sunuyor” dedi. Karadeniz’in en doğu ucu Artvin’in turizm potansiyelini ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Kent yönetiminden ticari hayatına yön verenlere, halkından turizmden ekmek yiyenlerine kadar herkes Artvin’i turizmde vitrine çıkarmak istiyor. Bu çabayı gösterenlerden biri olan Atabarı Turizm’in sahibi Erhan Gazihan, TUYED heyetini ağırlayarak onlara kenti tanıttı. Artvin’in doğal güzellikleri, yeşili, şelalesi, gölleri, yaylaları, dünyaca ünlü kanyonuyla Türkiye’de görülmesi gereken en bakir yer olduğunu belirten Gazihan şu bilgileri verdi: “Kafkasör yaylamızda boğa güreşleri festivalini yılda iki kez yapıyoruz. Festivali dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce kişi katılıyor. Boğa güreşlerinin yapıldığı Kafkasör yaylamızda 9 ayrı parsel turizm bölgesi ilan edildi. Bu parsellere yaklaşık bin 400 yataklı tesisler yapılacak” Şavşat ilçesinde de ev pansiyonculuğunun geliştiğine dikkat çeken Gazihan, “Burada da 3 ve 4 yıldızlı tesisler yapılıyor. Şavşat ve Borçka’daki Karagöllerimiz görülmeye değer doğa harikası yerlerdir. Hatila Milli Parkı içindeki cam seyir terasından sonra, şimdi de Ardanuç ilçemizdeki Cehennem Deresi kanyonunun iki yakası arasında da bir cam seyir terası projesi var. İlimizin sahip olduğu turistik değerleri dikkate aldığımızda, herkesin Artvin’e gelmek için birçok sebebi olduğunu görüyoruz” dedi. Kenti doğa turizminin merkezi haline getirecek projeleri olduğunu belirten Artvin Sanayi Ticaret Odası Başkanı Seçkin Kurt, “Türkiye’nin en zengin tabiat varlıklarına sahibiz. Bu varlıklara zarar vermeden, çevre dostu turizm hareketi Artvin’den başlayacak” diye konuştu. Kafkasör yaylasında, doğaya uyumlu tesisleri çok ortaklı yatırım modeliyle hayata geçireceklerini hatırlatan Kurt, “Mimari planı özenle hazırlanacak. Çok katlı olmayacak, butik turizme hizmet edecek otelimizde çevre dostu malzemeler kullanılacak. Bölgemizdeki geliştireceğimiz turizmin doğaya zarar vermeden, sürdürülebilir olmasını sağlamaya yönelik tüm paydaşları tek çatı altında birleştirecek çalışmamızı yakında kamuoyuna açıklayacağız” ifadelerini kullandı. Hopa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Akyürek ise Laz böreğine coğrafi işaret alıp bunu tescil ettiklerini, hamsili ekmek için de benzer girişimde bulunacaklarını ve bölgeye özgü ürünleri her ortamda tanıtacaklarını söyledi. En büyük Atatürk heykelinin bulunduğu Atatepe’yi, Camili-Maçahel’i,Kafkasör Yaylasını, Karagölleri, Hatila Milli Parkı içindeki cam seyir terasını, Bilbilan ve Arsiyan yaylalarını görmeden; Zipline’i denemeden, Laz böreği, kaygana, kara lahana sarması, soğan aşı, puçuko, yatık döner, hinkal ve zurbiyet'itatmadan Artvin’den dönmeyin.

Artvin, doğa turizminin merkezi oluyor

Turizm Yazarları Derneği (TUYED) heyetine Artvin’i tanıtan Atabarı Turizm’in sahibi Erhan Gazihan, kentin turizm merkezi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen görünen karakerleri girin. *