Güncel

Yerelden ulusala hak savunuculuğu

Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği, IPS İletişim Vakfı/bianet’i ziyaret etti. Tuğçe Canpolat, “Üretilen feminist bilginin anlaşılması, yayınlanması ve yaygınlaşması için iki taraf arasında bir köprü görevi görüyoruz” dedi

Zeynep Akat ve Ali Dinç Haberi- IPS İletişim Vakfı/bianet; sivil toplumun güçlendirilmesi, düzenli iletişim kanallarının oluşturulması ve birlikte çalışma olanaklarının artırılması hedefiyle insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın, LGBTİ+, göçmen/mülteci, ekoloji, engelli hakları, hukuk ve medya alanında çalışan STK’lerle yapmaya başladığı görüşmelerin altıncısı Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği’yle (KİH-YÇ) gerçekleştirdi. Görüşmeye Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği’nden Hilal Gencay, İrem Gerkuş ve Tuğçe Canbolat katıldı, çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Sokakta eylem yapanlar ve bilgisayar başındakiler

Feminist, katılımcı, hiyerarşik olmayan ve kolektif yapıya sahip bir örgüt olduklarını söyleyen Genel Koordinatör Hilal Gencay, derneğin kuruluşundan itibaren temel politikasının hak savunuculuğu olduğunu söyledi.

Gencay, “Hem sokaktaki eylemlilik halini hem de metinler üzerinden savunuculuk yapma halini harmanladık. Geçen sene paydaşlarımıza gönderdiğimiz bir ankette derneğimizi nasıl gördüklerini sorduk. Gelen cevaplardan biri çok hoşuma gitti; ‘sokakta eylem yapan kadınlar ve bilgisayar başında çalışan kadınlar.’ Gerçekten de bunu yapıyoruz. İki alanda da bu savunuculuğu sürdürüyoruz” dedi.

1993’ten bu yana uluslararası alanda feminist kampanyaların sekretaryasını yürüttüklerinin altını çizen Gencay, savunuculuk tarihlerinin bekaret kampanyası ile başladığını söyledi. Derneğin kadınlara karşı hak ihlalleri ve ayrımcılığın sonlandırılması amacıyla başlattıkları “bekâret kontrolüne karşı kampanya” sonunda bekâret kontrollerine idari yasak getirildi.

Uluslararası alanda hak savunuculuğu

Gencay, uluslararası alanda hem Türkiye’deki yasal reformların değişimi için hem uluslararası düzeyde değişimler için savunuculuk yapan bir ekip olduklarını vurguladı.

Medeni Kanun Reformu, Türk Ceza Kanunu Reformu, Şiddete Son Kampanyası, 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, İstanbul Sözleşmesi gibi toplumsal cinsiyet eşitliğine dair pozitif anlamda yapılan her reformda çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Kadın İnsan Hakları Eğitim Programı

Derneğin 1995 yılından beri uyguladığı Kadın İnsan Hakları Eğitim Programı’na değinen dernek üyeleri programı şöyle anlattı:
“Gönüllülerden oluşan bir grup ve iki yılda bir eğitici eğitimi yapıyoruz. Bu eğiticiler Türkiye’nin herhangi bir yerinde grup açıyorlar.

Yaklaşık 61 ilde eğiticimiz var. Feminist örgütlenme ve bilinçlendirme etkisi olan bir grup çalışması. Bu kadar eski ve kesintisiz devam eden başka bir program yok. Yereldeki birçok kadın örgütlenmesi bu grupların ardından oluştu. Biz aslında bunu bir eğitim aracı olarak görmüyoruz, savunuculuk aracı olarak görüyoruz.”

Yerelden ulusala hak savunuculuğu

Yerel ve uluslararası alan arasında bir köprü

Derneğin çalışma alanlarından bahseden İletişim ve Yayınlar Koordinatörü Tuğçe Canpolat, yerelde ve uluslararası alanda çalışmalar yürüttüklerini, yerelden uluslararasına, uluslararasından yerele bilgi taşıdıklarını söyledi. Canpolat, “Üretilen feminist bilginin anlaşılması, yayınlanması ve yaygınlaşması için iki taraf arasında bir köprü görevi görüyoruz” dedi.

İstanbul Sözleşmesi kapanmayan bir açık

Uzun süredir İstanbul Sözleşmesi üzerinde çalıştıklarını belirten dernek üyeleri, İstanbul Sözleşmesini “kapanmayan bir açık” olarak niteledi. Gündemde olan ya da süregelen tüm kadın hakları meselelerinin üzerinde çalıştıklarını belirten üyeler, nafaka, kürtaj, Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 103 gibi gündemler üzerinde çeşitli kampanyalar yaptıklarını anlattı.

Cinsel ve bedensel haklar, doğurganlık hakları meselesinde ilk akla gelen derneklerden olduklarını belirten Gencay, bu çalışmaları gençlere aktarmayı, genç feminist örgütleri önemsediklerini ve onları desteklemek için çeşitli çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Mor Bülten

Mor Bülten isimli üç aylık bir bülten çıkardıklarını anlatan ekip bülten hakkında şunları söyledi: “Bülten, Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’na (KİHEP) katılan kadınları hem yazma konusunda teşvik etme, hem seslerini dünyaya duyurma amacıyla kuruldu. İşin bu kısmını çok önemsiyoruz çünkü birçok kadın, çoğu zaman ilk defa, bu sayede sesini duyurabilme imkânı buluyor. Ancak süreli yayın olduğu için ve artık bilgiye anlık erişebildiğimiz için bir yenilik yapma ihtiyacı duyduk. Yeni projeler hakkında çalışıyoruz.”

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu