Güncel

Okuyan’dan hükümete sert eleÅŸtiri

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Halk TV'de Şule Aydın, Murat Ağırel ve Timur Soykan'ın "Kayda Geçsin" programına konuk oldu

Deprem bölgesindeki izlenimlerini aktaran Okuyan, önümüzdeki dönemle ilgili planlar arasında Antakya’yı turistik bir sit alanına çevirip yerleÅŸim olarak insanları uzaklaÅŸtırmaya yönelik planlara kesinlikle izin vermemek gerektiÄŸini söyledi. Yıkılan kentleri yeniden inÅŸa ederken bilim ve siyaseti yan yana getirmenin öneminin altını çizdi.

“Bu çapta bir beceriksizlik akıl alır gibi deÄŸil”

Devletin organizasyon yeteneÄŸini tamamen yitirdiÄŸini ifade eden Okuyan, deprem sonrası ülkenin kaynaklarını doÄŸru kullanmayan iktidarı ÅŸu sözlerle eleÅŸtirdi: “Türkiye’de bu tür koÅŸullarda iyi yetiÅŸmiÅŸ, biraz da alışkın bir saÄŸlık personeli var. Hâlâ organize edemediler. Birçok saÄŸlıkçı bölgeye ya kendi olanaklarıyla gitti, ya gönüllü olarak gitti ya da yollandı. Ama kullanamıyorlar. Karar verseniz, bu kadar beceriksiz davranamazsınız. Biz kapitalizmin ne anlama geldiÄŸini çok iyi biliyoruz, yaşıyoruz zaten. Bir dünya görüşümüz var, bu sisteme temelden karşı. AKP’yi 20 yıldır yaÅŸamışız, onun ne olduÄŸunu temelden biliyoruz. Buna raÄŸmen açık söylüyorum, bu çapta bir beceriksizliÄŸi ve duyarsızlığı hiçbir ÅŸekilde anlamadım. Demek ki bunu da yaÅŸatacaklarmış. AKP için dahi ya da sermaye düzeni için dahi saçma bir tablo. Bizim insanımız buna layık deÄŸil. Bir daha enkaz altında kalmak istemiyoruz, bunun için uÄŸraÅŸacağız.”

Tüccar devlet anlayışı bilim düşmanlığıyla birleşince ortaya bu tablo çıkıyor

AKP’nin iktidara ilk geldiÄŸi dönemlerdeki “tüccar devlet” kavramını hatırlatan Okuyan, “Yani alacağız satacağız dediler, piyasa oyuncusu gibi devlet yaratacağız dediler. Åžimdi her ÅŸeyi sattılar ve piyasanın her ÅŸeyi halledeceÄŸini düşündüler. Bu yaklaşım ve AKP’nin yıllar içerisinde olan bilimle inatlaÅŸmasıyla beraber olunca, en temel refleksleri dahi unuttular. Mantıksız hareket etme damarlarına o kadar iÅŸlemiÅŸ ki.” ifadeleriyle bu anlayışın nelere malolduÄŸunu belirtti. Bilim insanlarının bu bölgede ağır bir deprem beklentisini uzun süredir dile getirdiÄŸini hatırlatan TKP Genel Sekreteri Okuyan, bütün bunlara raÄŸmen bir hazırlık yapılmamasının ve sonrasında ilk günkü bekleyiÅŸin akıl almaz olduÄŸunu belirtti. Hâlâ gidilmemiÅŸ köyler olduÄŸunu söyleyen Okuyan, “TKP olarak biz gittiÄŸimizde ilk siz geldiniz diyorlar. Bugün dokuzuncu gün. Böyle bir ÅŸey olabilir mi? Gerçekten çok acıklı bir tablo var ve devletin elinde korkunç bir kaynak var. Kaynaksızlıkla ilgili deÄŸil bu; bu kaynakların nerelere gittiÄŸini biliyoruz, nasıl kullanıldığını biliyoruz.” dedi.

“Bir hayat dahi kurtulsa, bunun için her ÅŸey yapılmalı”

Bir yol yapımında binlerce makinenin kullanıldığını söyleyen Okuyan, bu makinelerin deprem bölgesinde bulunmadığını ve insanların kendi imkanlarıyla bu makineleri bölgeye getirip çalışma yaptığını ifade etti. Arama kurtarma çalışmalarının mutlaka devam etmesi gerektiÄŸini söyleyen Okuyan, “Varsayalım ki, enkazın altında herkes hayatını kaybetti. Yine de iÅŸ makineleriyle enkaza girmeye hakları yok. Çünkü birçok kiÅŸi yakınının cenazesine ulaÅŸmaya çalışıyor orada. Bir taraftan girip öteki taraftan çıkacağız diye hareket edemezler. Ama sürekli böyle bir enkazları kaldıracağız diyorlar. Bir hayat dahi kurtulsa, bunun için her ÅŸey yapılmalı.” dedi.

“Depremden koruyamıyorlarsa gidecekler iktidardan”

Seçimlerle ilgili tartışmaların da konuÅŸulduÄŸu programda Okuyan konuyla ilgili ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu: “Åžimdi diyorlar, deprem oldu ne seçimi konuÅŸuyorsunuz. Kendileri açtılar seçimi erteleme meselesini. Deneme yaptılar Bülent Arınç’la baÅŸkaları da katıldı sonra. Herkesin ÅŸunu bilmesi lazım: Deprem, ekonomik kriz, savaÅŸ… Bütün bunlar aynı zamanda siyasetin konusu. Bir ülkede siyasi iktidar depremde vatandaşını korumakla yükümlüdür. Bir ülkede siyasi iktidar, ülkesinin ve halkının güvenliÄŸi için ülkesini mümkün olduÄŸu kadar savaÅŸa sokmamakla yükümlüdür. Ekonomik krizden korumakla yükümlüdür. Bunları yapamıyorsanız, bunlar varken seçim olmaz demeye hakkınız yok. Tabii ki ÅŸu anda seçim çalışması yapılamaz, seçimler için uygun bir tarih bulunması gerekir. Ama deprem oldu, seçimi yapmayalım, gelecek yıl yapalım diyemezler. Bu depremin bu ÅŸekilde bir sonuç doÄŸurmasının sonucunda bu siyasi iktidar var. Depremden koruyamıyorlarsa gidecekler iktidardan. Normalde ÅŸu anda bu halkın ‘Ä°stifa’ demesi lazım. Åžu anda yerine olgunlaÅŸmış bir alternatif olmadığı için halk bu talebi dile getirmiyor. Ama Türkiye’yi, yurttaÅŸlarımızı aciz duruma düşürmüş bir iktidardan söz ediyoruz. Belki biraz daha göz boyarız, sonra seçim yaparız planı yapıyorlar. Yok öyle bir ÅŸey. Bizim üstümüze çökecek binalar, siyasi iktidar da diyecek ki ‘Sizin üstünüze binalar çöktü, o yüzden ben de bir yıl daha ömrümü uzatayım, devam edeyim iktidara’ diyecek.”

Evler yıkılacağına sistem yıkılsın

Bu ülkenin kaynaklarının yaÅŸanacak konutların yapımı için yeterli olduÄŸunu söyleyen Okuyan, “Bir sistem bunu saÄŸlayamıyorsa, zaten o sistem yıkılmalıdır. Evler yıkılacağına sistem yıkılsın.” dedi. Okuyan, hesap sormaya tepeden baÅŸlamak gerektiÄŸini ve o tepe noktasında siyasi iktidar kadar insanların acılarından nemalanan, kâr elde eden sermaye sınıfı olduÄŸunu belirtti. “Bu ülkenin büyük inÅŸaat ÅŸirketlerinin zenginlikleri yıllar boyunca insanların acıları, sömürdükleri işçilerin alın teri ile elde ettikleri kârlara bakın. Demin konuÅŸtuÄŸumuz rakamlardaki yoksul insanların yasal hale gelen ve ÅŸimdi de yıkılan binalarının yerine gayet insani koÅŸullarla yaÅŸayacakları binalar yapılırdı. Neden bu ülkenin kaynakları patronlara aktarılıyor da halkımızın önemli bir bölümünü ölüme mahkum ediliyor? Bu soruyu sormayacak mıyız? Bu soru depremden sonra sorulmaya baÅŸlandı.” diyerek komünistlerin verdiÄŸi piyasacılık karşıtı mücadelenin öneminin altını çizdi.

Piyasa ekonomisi tamamen iÅŸleyemez halde

Okuyan sözlerine şöyle devam etti:  “Ortada açık bir gerçek var. SaÄŸlıkta da iÅŸlemiyor, inÅŸaatta da iÅŸlemiyor, enerjide de iÅŸlemiyor. Hiçbir ÅŸeyde iÅŸlemeyen bir piyasa ekonomisi. AKP’nin elinin tutulması, hareket edemez hale gelmesi siyasi iktidarın, bu da piyasayla ilgili. Piyasa nedir? Kendi çıkarlarını düşünen bir sürü aktör. Bunu planlayamazsınız. Deprem gibi durumlar planla hareket etmeyi, merkezi akılla hareket etmeyi gerektirir. Burada merkezi akıl kalmamış ki, her ÅŸeyi ihalelerle ÅŸirketlere devretmiÅŸsiniz. Kıpırdayamıyorsunuz. Havacılık sektörü bile kaç parçaya bölünmüş. Sorumlu bulamıyorsunuz. Pisti baÅŸka birisi idare ediyor, diÄŸerini baÅŸka birisi idare ediyor. Böyle bir ortamda siz neyi kontrol edeceksiniz? SaÄŸlık sisteminin önemli bir bölümü özelleÅŸmiÅŸ. Åžimdi diyorlar yazlıklara el koyacağız. Yazlıklardan önce el koyun bakalım, büyük otellere. Özel hastanelere el koyun, saÄŸlık sistemine entegre edin. Niye bunlar düşünülmüyor? O kadar fazla kaynak var ve bunları yönetemediler. Sermaye sınıfından hesap sormamız için depremden sonra göbek atmaları gerekmiyor. Bu yıkımın sorumlusu onlar. Bilmiyorlar mıydı bu hale getirdiklerini ülkeyi, Türkiye’deki yoksulluktan bir haberler mi? Tabii ki haberleri var, çünkü o yoksulluk sayesinde zenginleÅŸiyorlar. Yoksullar öldü yine. Aciz, çaresiz bırakılmış, parası pulu olmayan insanlar öldü yine. Ä°nsanların oturdukları konutların hali ortada. Bir tarafta muazzam bir zenginlik var, bir tarafta ise insanlar son derece kötü koÅŸullarda yaşıyor. Mesele sadece deprem deÄŸil ki, saÄŸlıksız rutubet içinde yaşıyorlar. Hiçbir izolasyon yok. Hesap soracağız.”

“TKP’ye anahtar teslim ediyorlar, evimizi kullanabilirsiniz diye”

Türkiye Komünist Partisi’nin deprem bölgesinde sürdüğü dayanışmadan da söz eden Okuyan, “Siz bunu ihtiyaç sahibine gerçekten verirsiniz, iyi bir organizasyonunuz var” diyerek insanların Parti’ye çok fazla yardımda bulunduÄŸunu söyledi. Bunun diÄŸer nedeninin Türkiye’de yurttaÅŸların siyasi iktidardan umudunu kesmiÅŸ ve sorumluluk almak için kollarını sıvamış olması olduÄŸunu ifade etti. “Ä°nsanlar bizlere anahtarını teslim ediyor, ‘ArkadaÅŸlar siz canla baÅŸla çalışıyorsunuz, biz baÅŸka yere gidiyoruz, evimiz size teslim’ diyorlar. Bu çok özel bir durum.” diyen Okuyan, halkın dayanışma kültürünün çok güçlü olduÄŸunun altını çizdi.

“Her tarafa çimento döken bir iktidardan bahsediyoruz. Bu ülkede iÅŸ makinesi mi yok?”

“Övünüyorlar bir sürü ÅŸeyle. Bu ülkede iÅŸ makinesi mi yok? Her tarafa çimento döken bir iktidardan bahsediyoruz. Ä°ÅŸ makinesinden bol ne var, neredeydi bunlar? Yok.” diyen Okuyan, TKP’nin dayanışma merkezlerini kullanan kamu çalışanlarıyla ilgili ÅŸu yorumda bulundu: “Bu Ä°zmir’de de olmuÅŸtu. Ä°zmir’de polisler falan Türkiye Komünist Partisi’nin mutfağından yemek yedi. Yadırganacak hiçbir ÅŸey yok. Orada yemek veren arkadaÅŸlarımız görmezler bile, doÄŸalı budur. Biz herkese yardım etmekle yükümlüyüz. Bir ideolojimiz var, bir siyasi kimliÄŸimiz var, bir mücadelemiz var. Ama biz bu ülkenin insanlarıyız, orada depremden zarar gören yurttaÅŸlarımıza el uzatmaya çalışıyoruz. Ek olarak oraya yardıma gelen insanlara da el uzatmaya çalışıyoruz, orada bir yardımlaÅŸma var. Bir de oraya yardım için gelen insanlar da depremzedeye dönüşüyorlar. Çünkü gıda yok, hiçbir ÅŸey, dolayısıyla onlarda yardıma muhtaç. Son olarak, bir daha enkaz altında kalmamak için halkın gereÄŸini yapması lazım. Bu düzeni deÄŸiÅŸtirmezsek ya seldir, ya salgın hastalıktır, ya ekonomik krizdir… Sürekli arka arkaya geliyor, yeter artık. Biz bunu hak etmiyoruz.”

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu