Yaşam

Su

Gezegenimizde en çok bulunan madde

 

 

Su olmadan yaşayamıyoruz. Bedenimizin %70’i su Sözlerle suya frekans yüklüyoruz. Düşündüğümüz anda beyin onu tanımlayarak dalga boyu yayıyor ve suya doğru bakarak bunları söylediğimizde kayda alıyor. Bütün bunlar düşünülerek içildiğinde bedenin ihtiyacı olan bir işleve dönüşüyor. Yani şifa için içiyorsan şifa veriyor.

Topraktan gelen şifalı sıcak su, bedene etkisiyle adeta doğal bir doktor. Çeşitli sağlık kürlerinde, birçok hastalığa çare amacıyla tedavide sudan yararlanıyoruz. Ülkemizde de çok sayıda kaplıca var. Suya okunan dua ile de şifa bulacağını söyleyen ve buna inanan sayısız insan var. Öyle ki sınava girecek olan çocuklarımıza dualı sular içiriyoruz, Allah zihin açıklığı versin diyerek.

Su gibi ezberlemek deyimimiz var. Suyun kayıt aldığını akla getiriyor gibi, sizce de öyle değil mi?

Sevilen bir kişi uzak bir yolcuğa giderken çabuk ve kazasız belasız dönsün diye arkasından su döküyoruz.

Korkan birine su içiriyoruz.

Hıdrellezde suya atılan dilek notlarımız var. Acı acıyı keser, su sancıyı diyoruz.

Bir içim su diyoruz. Çok güzel demek yerine.

Kötü bir rüya gördüğümüzde suya anlat derler büyüklerimiz.

İllaki duymuşsunuzdur suya bakıp olup biteni gördüğünü söyleyen birini.

Durgun su içmeyin akan su için denir. Tüm bunlar deneme yanılma yoluyla edinilmiş tecrübeler midir yoksa baştan aşağı hurafe midir bilemem ancak ispatlanmış bir deneysel çalışma var. Şöyleki: Dr. Masaru Emoto  laboratuar ortamında deney yapıyor. Suya dini içerikli sözler ve sevgi sözcükleri söylüyor ve mikroskop altında su kristallerini inceliyor. Güzel sözler söylenen su kristalleri düzenli ve güzel şekilli oluyor. Aynı suya hakaret, küfür ve nefret sözcükleri söylendiğinde ise su kristalleri dağınık ve çirkin şekilleniyor ve bunu fotoğraflandırmayı başarıyorlar. Demek ki su bizi duyuyor, söyleneni anlıyor.

Belki de suyun gerçekten de hafızası vardır ne dersiniz?

Hepinize mutlu günler dilerim.

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Kapalı