Güncel

Tuzla’da üretim devrim kurultayı yapıldı

Ulusal Strateji Merkezi (USMER)’nin düzenlediği; “Tuzla Üretim Devrimi Kurultayı”, sanayici, işçi, esnaf, sanatçı, aydın ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla tamamlandı

Üretim ve istihdam çağrılarının yapıldığı, Türkiye’nin önündeki üretim devrimi programının konuşulduğu kurultaya, vatandaşların ilgisi yoğundu. Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, iş insanı Ethem Sancak, Türkiye Temel Bilimler Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Tuzla BelediyeBaşkanı Dr. Şadi Yazıcı, Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı H. Necip Nalbantoğlu, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Özokutucu ve emekli Deniz Kurmay Albay Halil Özsaraç’ın katıldığı kurultayın, yönlendiriciliğini ise uzun yıllar kimya sanayinde çalışan USMER Başkan Yardımcısı Ayşe Aktok yaptı.

“TEK KUTUPLU DÜNYANIN GÜN BATIMINDAYIZ”

Kurultay’ın açış konuşmasını yapan USMER Başkanı Şule Perinçek, “Kurultayımızı çok ileride anacağımız tarihi bir dönemde yapıyoruz. Atlantik sisteminin ve tek kutuplu dünyanın gün batımını, öte yandan da yeni bir Asya çağının, uygarlığının ve çok kutuplu dünyanın doğumunu izliyoruz” dedi. Yeni uygarlığın değiştirici ve kurucu olduğunu belirten USMER Başkanı, “100yıl önce de yeni bir çağın kurulmasına önderlik eden bir devrimi başardık. Şimdi deyine Türkiye görev başında. İşte kurultayımız bu görev bilinciyle toplandı. Tuzla bir üretim kenti. Türkiye’nin en büyük tersaneleri burada. Üretimle eğitimi birleştiren bir kent. Eğitim kurumları burada. Kültür sanat alanında da üretici ve örgütlü. Araştırmalara destek vermek, yeni projeler üretmek ve Türkiye’nin hedeflerine ulaşması için Türkiye’nin birikimini seferber etmeye USMER olarak hazırız” diye konuştu. ‘

“EN BÜYÜKLER BURADA”

Vatan Partisi Tuzla İlçe Başkanı Hüseyin Kılıç, Tuzla’nın sadece tersanesiyle değil 5 büyük organize sanayi bölgesiyle de öne çıktığını söyleyerek Türkiye’nin en büyük üreticilerine ev sahipliği yaptığını vurguladı. Kılıç, “Milletimiz, sanayicisiyle, işçisiyle, çiftçisiyle, esnafıyla üretmek istiyor. Bu sebeple de Vatan Partisi olarak üretimin önündeki bütün engellerin kaldırılması için partimizin gücünü seferber ediyoruz” dedi.

“ÜRETİM DEYİNCE AKLA GELİYOR”

Türkiye Temel Bilimler Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, kurultayda yaptığı konuşmada Tuzla’nın üretimdeki yerine vurgu yaparak “Üretim deyince Tuzla’nın aklımıza gelmesi çok hoşuma gidiyor. Tuzla’da gemi inşa sanayicilerinin olması, bazı uluslararası firmaların tek tedarikçilerinin Tuzla’da olması bizim için gurur kaynağı.” dedi. Hayvancılık, sanayi ve tarımda bilimin önemine dikkat çeken Yazıcı, sözlerini Çin’in ekonomi önderliğini Atlantik’ten aldığını vurgulayarak tamamladı: “Çin, bilimsel bilgi ile mücadele ederek ekonomik önderliği Atlantik’ten aldı. Her noktada üretim yapacağız ama bunu bilimsel bir devrim yapmadan hayata geçirmemiz mümkün değil. İnsan kaynağını en iyi şekilde değerlendirip, dünya üzerinde hak ettiğimiz yerde konumlanmalıyız.” Gemi İnşaatçıları Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Özokutucu, Türkiye’nin gemi üreticiliği tarihine ilişkin önemli bilgiler verdi. “DÜNYANIN ‘İLK’ VE ‘EN’ GEMİLERİ”

Modern tersanelerin tarihinin 15’inci yüzyıla dayandığını belirten Özokutucu sözlerini şöyle sürdürdü: “Haliç, hala faaliyette bulunan dünyanın en eski tersanesidir. Dünyanın ilklerini ve enlerini üreten kamu tersaneleri bir süre sonra özelleştiriliyor. Haliç’in iki yakasındaki muhtelif özel tersanelerimiz de dah asonra Tuzla’ya taşınıyor. Bugünkü modern tersanelerde de dünyanın ‘ilkveen’ gemilerini inşa ediyoruz. Bu sektörde en az 47 bin kişi doğrudan çalışıyor. Yan sanayi ile birlikte çalışan sayımız 200 bin civarına çıkıyor. Yaklaşık 8kmuzunluğunda yüzer havuzumuz var ve bu nedenle Avrupa’nın bakım-onarım tesisi haline geldik. Ülkemize buradan 4 milyar dolar civarında döviz sağlıyoruz. Yat inşasında dünyada üçüncü sıradayız. Bilimsel bilgiye dayanan teknolojiyle dünyaya öncülük ediyoruz. Şu anda yüksek oranda petrole bağımlı bir endüstriyiz. Ancak yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ve yakıtlara yönelmeye başladık. Aynı yakıtla daha uzun sefer yapabilen gemiler için  AR-GE çalışmaları gerekecek. Türk tersaneleri kendilerine çizilen bu misyonu özveri ile yerine getirecektir”

“İLK DEFA İŞÇİLER DAVET EDİLDİ”

“Tuzla’da bu tür toplantılar ayda en az bir kez oluyor ancak işçileri davet eden olmuyordu. O yüzden işçi, emekçi arkadaşlarım adına, işin mutfağında olanlar adına Vatan Partisi’ne teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerine başlayan Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı H. Necip Nalbantoğlu, işçi temsilcileriyle birlikte toplantıya geldiklerini söyledi. Üretimde işçi ile sermayenin birlikte çalışmasına vurgu yapan Nalbantoğlu, “Biz işçiler olarak işin mutfağındayız. Yaptıklarımız ortada. İş olmadan işyeri olmadan olmaz. Ama biz olmadan, emek olmadan hiç olmaz. Alın teri olmadan üretim yapmak, futbolu topsuz oynamaya benzer. Türk işçisi varını yoğunu üretime veriyor. Kimse 8 saat çalışmıyor. Herkes ülkesine katkı sağlamakiçin10 saat çalışıyor.” dedi. Türkiye’nin üretim hacminin genişlemesi gerektiğini söyleyen Nalbantoğlu, şunları söyledi: “Tasarruf olmazsa kazanç, kar olmaz. Yatırım olmazsa, hiçbir şey yapamayız. İstihdam ise biziz. Hepimiz o fabrikanın içindeyiz. Biz bunları yapalım diyoruz ve adil paylaşım istiyoruz. Bugün birinci sorunumuz adil bir paylaşımın sağlanamamış olması” “FAKÜLTELER KURALIM”

Türkiye’nin gemi yapım teknolojisi hakkında bilgiler veren emekli Kurmay Albay Halil Özsaraç, “Son beş yılın verilerine göre dünya ticareti hasta ve bakıma muhtaç. Dünya ticaret gemilerinin ise yüzde 1,3’ü Türk. Ancak yapabildiğimiz ticaret oranı yüzde 0,34. Yani kendi aldığımız veya sattığımız ürünlerin taşımasını da yabancı gemilerle yapıyoruz. Bunun sebebi gemilerin yaşlı olması. Kimse malını yaşlı gemilere emanet etmez. Rakiplerimiz yatırım yapmış ve filolarını gençleştirmiş. Türkiye ise bu konuda çok gerilerde ve gemilerimiz çok yaşlı. Kendi Türk ticaret filomuzun inşa edildiği bölgelerin ise yine yurt dışı ağırlıklı olduğunu görüyoruz.” dedi. Türkiye’nin gemi elemanı yetiştirmede eksik olduğunu söyleyen Özsaraç, gemilerde fakülteler kurmanın önemine dikkat çekti.

“PUTİN, İSKENDER GİBİ KÖRDÜĞÜME KILICI VURDU 

Konuşmacılar arasında ilk sözü iş insanı Ethem Sancak aldı. Asya’nın çok güçlübir uygarlık birikimi olduğunu belirten Sancak, “Hiçbir doğum sancısız olmaz. Yeni bir uygarlığın doğumunu yaşıyoruz ve bu doğum da sancısız olmuyor. Ekonominin merkezi Asya ve Pasifik’e kayıyor. Dünyanın en büyük üreticisi Çin, her alanda muazzam ilerleyerek Batı’nın üretim gücünü geçecek” dedi. Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat bulunduğunu ifade eden Ethem Sancak, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı askeri harekatın da yeni uygarlığın kuruluşu açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sancak, “Putin, İskender’in yaptığı gibi kördüğüme kılıcı vurdu ve belki onlarca yıl sürecek Doğu-Batı ayrışması ve Doğu’nun örgütlenerek yeniden tarihine sahip çıkıp insanlığa hizmet için örgütlemesi süreci başladı. Yeni uygarlığın sancıları var ve bu sancılardan birini de Ukrayna’da yaşıyoruz. Ukrayna halkı da Atlantikçiler tarafından kullanıldı ve kurban edildi” diye konuştu.

“KERVANIMIZ ASYA ÇAĞI’NA HAZIR OLMALI”

Asya Çağı’nın başladığını ve Türkiye’nin de hazır olması gerektiğini vurgulayan Sancak, şunları söyledi: “Yeni İpek Yolu’nun kervancıları olmak için hazırlanmamız lazım. Üretim devriminin anlamı bu. Bunun yolu da salondaki pankartta yazdığı gibi: Tasarruf, Yatırım, İstihdam, Üretim, Adil Paylaşım. Bu aynı zamanda Vatan Partisi’nin programı. Bu prensipler etrafında milleti örgütlememiz lazım. Yıllarca IMF’nin borçlanarak büyüme programları bizedayatıldı. Bunun adına da serbest ticaret ve liberalizm dediler. Bundan vazgeçmemiz lazım. Devletin üretimi, serbest piyasanın ve kökü dışarıda birkaç bankanın insafına bırakmaması lazım. Şu an ekonominin merkezi doğuya kaydıysa, bir süre sonra zenginlikler de doğuya kayacaktır. Yakın komşularımızla, Orta Asya ile, İran ile, Suriye ile, Araplarla birleşerek bölgesel adımlar atılmalıdır”

“KARAMSARLIK YOK ÜRETİM DEVRİMİNİN İÇİNDEYİZ”

Kurultay’ın son konuşmasını Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek yaptı. “Türkiye’nin 1980 yılında girdiği ekonomik program artık sürdürülemez duruma geldi” diyen Perinçek, sözlerine şöyle devam etti: “’Kamu iktisadi teşekküller verimli çalışmıyor, sanayici üretemiyor’ diyen bir sistem vardı. Geldiğimiz noktada dışa bağımlı ve borç içinde bir ekonomi yarattık. Türkiye, büyük bir karara geldi. Türkiye bir üretim devriminin içine girmiştir”

“ÜRETMEYİ BİLEN İNSAN, HER ŞEY DEMEKTİR’”

Karamsar tabloların Türkiye’yi yansıtmadığın vurgulayan Vatan Partisi Genel Başkanı, iyimserlik vurgusu yaptı: “Dünya denizcilerinin yüzde 8’i Türkiye’deyse bu her şeydir. Üretmeyi bilen becerikli insan her şey demektir. Türkiye’nin insan kaynakları dünya ile rekabet edebilecek bir insan kaynağıdır. Geleceğe iyimser bakıyoruz, umutlarımız var ama şimdi bir Üretim Devrimi programı ile insan kaynağını seferber etme sürecine girdik”

“MİLLİ SERVETİMİZİN YÜZDE 30’U TASARRUFA AYRILMALI” Türkiye’nin üretmesi için tasarruf etmesi gerektiğini söyleyen Perinçek, şunları söyledi: “Biz, ‘üretici baş tacı’ diyoruz. Bu sloganı başa yazdığımız zaman gerisi geliyor. Üreticinin, üretim şevkini ateşlediğimiz zaman çözemeyeceğimiz bir sorun yok. Gümrüklerimizle üreticimizi koruyacağız, tarımı destekleyeceğiz. Kamu İktisadi Teşekküllerimizi başta temel sektörler olmak üzere yeniden canlandıracağız. 1980’lerde gelen devleti küçültme programından kesinlikle vazgeçeceğiz. Kamuculuk önderliğinde ve özel girişimi seferber ederek1930-40arasında dünyanın en çok büyüyen iki ekonomisinden biriydik. Programımız, insan kaynaklarımız var ama her şey tasarrufta kilitleniyor. Milli servetimizin en az yüzde 30’u tasarrufa ayrılmalı ki yatırım yapabilelim. Bu program Türkiye’nin önündeki programdır.

“İSTANBUL HAVA ULAŞIMININ MERKEZİ OLABİLİR”

Dünyanın en büyük enerji üreticileri Rusya, İran, Irak ve Cezayir. Yani bizşanlı bir ülkeyiz ki komşularımız dünyanın en büyük üreticileri. Enerji güvenliğimizi sağladığımız komşularımızla işbirliği geliştirmek, ucuz enerji sağlayarak istihdamı büyütmemizi sağlar. İstanbul’u uluslararası bir finans merkezi haline getirebiliriz. Turizmde olağanüstü bir atak gerçekleştirebiliriz. İstanbul’u bütün hava ulaşımının bir merkezi haline getirebiliriz. Rusya’dan kalkan uçaklar Türkiye’den bütün dünyaya ulaşabilir. Çin ve Rusya ile finansal işbirlikleri yaparak Türkiye’nin taşıma kabiliyetini denizcilik anlamında geliştirebilmemiz mümkün. Bilişimde dünyada bir rekabet var. Bu alanda komşularımızla işbirliği yaparak bilişim alanındaki güvenliğimizi sağlayabiliriz. Doğu Akdeniz, bizim güvenlik açısından ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğumuz bir bölge. Bu bölgedeki güvenliğimizi komşularımızla işbirliği yaparak ve KKTC’yi tanıtarak sağlayabiliriz.

“ABD YAPTIRIMINA UĞRAYAN DÜNYANIN BÜTÜNÜLKELERİ, BİRLEŞİN”

ABD’nin dünya ekonomisinin yarısını oluşturan ülkelere yaptırım uyguladığını vurgulayan Perinçek, şunları söyledi: “Rusya’nın, NATO’nun doğuya genişlemesine karşı bir savaşı var. Bu Türkiye’nin güvenliği açısından da çok önemli. Türkiye’ye yönelik Amerikan namlularından bir tehdit gelmektedir. Amerikan emperyalizminin doğuya genişlemesine yönelik bu müdahale Türkiye’nin güvenliği açısından da oldukça önemlidir. ABD bugün 42 ülkeye yaptırım uyguluyor. Bu ülkeler ise dünya ekonomisinin yarısını oluşturuyor. Demek ki ABD dünya ekonomisinin yarısına ambargo uygulayarak kendisine de ambargo uyguluyor. Biz de o yüzden dünyanın ABD yaptırımına uğrayan bütün ülkeleri birleşin diyoruz. Yaptırım uygulanan devletler birleşince dünya dengeleri yerinden oynayacak. Türkiye, yükselen Asya uygarlığında önder konumda olacak”

 

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu