Emekliye huzur da yok barınma da!

Bakanlığa bağlı huzurevleri yetersizliğini korurken emeklilerin aylıkları özel sektör fiyatlarının yanına yaklaşamadı. Barınma kriziyle boğuşan emekliler ya ucuz otellere yöneldi ya da akrabalarının yanına taşındı.
AKP iktidarının politikaları, emeklileri ülkenin en görünmez ve en güvencesiz toplumsal kesimlerinden biri haline getirdi. Ekonomik krizin bütün yükü en düşük gelir gruplarının üzerine yıkılırken yıllarca çalışmış milyonlarca emekli barınma, beslenme ve sağlık gibi en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz noktaya itildi. İktidar, bütçe açıklarını kapatmak adına sosyal harcamaları kısmayı tercih ederken emeklinin payına sefalet düzeyindeki aylıklar, eriyen alım gücü ve kamusal hizmetlere erişememe düştü. Sefalete mahkûm edilen emekliler, ne huzurevine gidebildi ne de insan onuruna yakışır koşullarda konaklayacak otel bulabildi. Emekli maaşı huzurevi ücretlerinin yanına yaklaşamadı, yaşlı nüfus için barınma krizi derinleşti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinde tek kişilik oda fiyatları 9 bin 736 TL ile 11 bin 87 TL arasında değişirken il ve ilçe belediyelerindeki rakamlar daha düşük oldu. Ancak kapasite, ihtiyacı karşılamadı. Özel huzurevlerine yönelmek zorunda bırakılan emekliler bu kez de fahiş ücretlerle karşı karşıya kaldı.
İstanbul’daki özel huzurevi fiyatlarına 2026 yılı için yüzde 35 zam yapıldı. Taban ücret 20 bin 250 TL olarak belirlendi, en yüksek fiyat 106 bin 616 TL’ye çıktı. Bu rakamlara yüzde 10 KDV ile fizik tedavi veya diyaliz gibi ek hizmetler de eklendi.
Özel huzurevleri yüksek maliyetleri gerekçe göstererek destek talep ederken kamu kurumlarındaki kapasite yetersizliğini korudu. Barınma krizi artarken maaşları açlık sınırının altında kalan çok sayıda emekli, çareyi bakımsız ve denetimsiz 5-6 bin TL’lik otel ve pansiyon odalarına yerleşmekte ya da akrabalarının yanına taşınmakta buldu.
HUZUREVİ VE ÇALIŞAN SAYISI ARTIRILSIN
Huzurevlerinin hem nicelik hem nitelik bakımından yetersiz olduğuna dikkat çeken Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, “Avrupa’da huzurevlerinde bir milyonun üzerinde çalışan var. Türkiye’de huzurevlerinde çalışan kişi sayısı 50 bin ya var ya yok. Özel huzurevlerine para yetiştirmek zaten mümkün değil. Devletin huzurevlerindeyse 10 yıl sıra bekliyorsunuz” dedi.
Huzurevlerinin yaygınlaştırılması ve çalışan sayının arttırılması gerektiğini belirten Ergen, “Bunlar sosyal devletin gereği. Ülkede barınma krizi zaten başlı başına büyük bir sorun. Emekliler de krizden nasibini alıyor, emekli maaşıyla barınmak mümkün değil” şeklinde konuştu.
KIZIMIN EVİNE SIĞINMAK ZORUNDA KALDIM
Yıllarca devlet memurluğu yaptığını belirten emekli Mehmet Şerif Özdemir ise, “Özellikle son yıllarda öyle bir duruma düştüm ki intihar edecek noktaya geldim. O zaman 16 bin lira aylık alıyordum, ev sahibi benden 22 bin lira kira istedi. Ardından evini boşaltmamı istedi. Evlatlarım intiharın eşiğinde olduğumu fark etti ve gelip beni aldılar. Benim çocuğum kendi kızının yanına yerleşti, kendi evini bana verdi. İstemedim ancak kabul etmediler. Kızımın evine sığınmak zorunda kaldım” dedi.
Kızının her hafta gelip kendisini kontrol ettiğini aktaran Özdemir, “Şimdi elektrik parasını, su parasını yatıramıyorum. Ben 77 yaşında bir insanım. Niye ben bu hale düştüm? Bir senedir kızımın evinde kalıyorum. Özellikle soğuklar, fırtına, kar başlayınca eve geliyorlar. Evi ısıtamıyorum, yakacağa, klimaya para yetmiyor. Tüp olsun, gaz olsun alamıyorum. Bildikleri için ‘Torunun seni özledi, dedesini istiyor’ gibi bahanelerle beni kendi evlerine götürüyorlar. 1 senedir çocuklarımın evleri arasında mekik dokuyorum” şeklinde konuştu.











