Sağlık

Otel konforu var ama parası olana!

Çalışma Bakanı Işıkhan “Hastanelerimiz otel konforunda’’ diyerek sağlık sistemini övdü ancak gerçek fotoğraf böyle değil. Bakımsızlık ve ödeneksizlikle boğuşan kamu hastaneleri adeta dökülüyor, tuvaletlerde sabun bile yok, klimalar çalışmıyor.                                        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın kamu hastanelerinin “otel konforunda hizmet verdiği” yönündeki açıklamaları, kamu sağlık sisteminin gerçekliğiyle çelişiyor. Ülkenin pek çok kentinde kamu hastaneleri uzun süredir bakım ve yenileme ihtiyacıyla gündeme gelirken, adeta bakımsızlıktan dökülen hastane odaları, tuvaletleri, koridorları bu tablonun çok farklı olduğunu gösteriyor. Kamu hastanelerinin durumunun içler acısı olduğu gerçeği ortadayken sağlık çalışanları ve yurttaşlar mevcut koşulların “otel konforu” söyleminden uzak olduğunu dile getiriyor. Yurttaşlar ‘‘Bakan konfordan bahsediyor ama bahsettiği konfor özel hastanelerde var. Oralarda otel konforu var. Parası olan konforu tadıyor. Konfor değil sağlık hizmeti istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

OTEL DEĞİL SAĞLIK HİZMETİ İSTİYORUZ

Bakan Işıkhan’ın önceki gün katıldığı bir programda yaptığı ‘‘Hastanelerimiz, otel konforunda vatandaşlarımıza hizmet sunuyor’’ yönündeki açıklamaları ve Türkiye’nin sağlık sisteminin dünyada örnek bir modele sahip olduğu yönündeki açıklamaları yeni tartışmaya yol açtı. Kamu hastanelerinin odaları, tuvaletleri, hasta ve personel koridorları dökülürken, klimaların yaz-kış çalışmaması, tuvaletlerde sabun ve kağıt neredeyse hiç olmaması, yemeklerin hijyenik olmaması, zehirlenme olaylarının sık yaşanması bunlardan sorunlardan sadece birkaçı. Uzun süredir bakım ve yenileme ihtiyacıyla gündeme gelen devlet ve eğitim hastanelerinde ödenek yetersizliği, yoğunluk ve fiziki sorunlar sürerken, “otel konforu” söylemi yurttaşların tepkisine neden oldu.

Bakan Işıkhan’ın açıklamalarına sosyal medyadan tepki gösteren yurttaşlar, şunları yazdı:

  • Randevu alırsak otel konforunda hastanelere gidebiliriz. 5 dakika bile sürmeyen muayene oluruz, şansımız varsa tetkiklerimiz yapılır. Ölmezsek bir kaç ay bekleriz! Birileri zengin olsun diye açılan özel hastanelere paramız varsa gidebiliriz.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı niye Sağlık Bakanı gibi konuşuyor diye sorsam anlamsız olacak. Artık her şey anlamsız ve mantık aramak saçma.
  • Erzurumda ufacık odaya 3 tane hasta yatağı sıkıştırılıyor hasta yakını için ayakta duracak yer dahi olmuyor. Kaç defa koridorlarda yerlerde uzandığımı bilirim. Hiç otel konforu gibi gelmedi.
  • Doğru! Otel konforu olacak ki daha önce duyduğumuz gibi müşteri olan hastalar rahat uyusunlar ama tedavi ve tanı koyabilecek ne kadar doktor var onu bilemem!
  • Hastanelerimiz otel konforundaymış arkadaşlar kıymetini bilin diyor sayın bakan. Not kardiyoloji anabilim dalı için randevu 5 ay sonrasına gün verdiler bilginiz olsun bakan bey.
  • Otel konforu istesem otele giderim, hijyen ve kaliteli tedavi yeter. Bir sene sonraya MR değil.
  • Hastaneler tatil köyü değil. Millet randevu alamıyor hastanelerden, parası olmayan yandı.. Kafa mı buluyorsunuz bizimle neyin peşindesiniz?
  • İstenilen otel değil nitelikli sağlık hizmeti.
  • Çok haklı. Kardiyoloji yoğun bakımda yer olmadığı için eşim için gün boyu Çam Sakura Şehir Hastanesi acilde hiç bir tedavi yapılmadan bekledik. Hemşire 4 gündür bekleyen var demişti. Gerçekten otel hizmeti var ama acilde olduğumuz için su bile vermeyen otel. Otel değil hastane ve doktor istiyoruz.
  • 2 saat önce Ankara Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeydim. Şehirlerarası otobüs terminali gibiydi. Kendimizi otel lobisinde hissedemedik.
  • Hastanelerde yataklar pislik içinde, çarşaflar yırtık.

    GERÇEK TABLO ÇOK FARKLI

    Bakan Işıkhan’ın yaptığı açıklamada kamu hastanelerinin “artık otel konforunda hizmet verdiği” iddiası, sağlık çalışanları ve doktorlar tarafından tepkiyle karşılandı. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, “Vatandaşın ve sağlık personelinin deneyimi bambaşka” diyerek, Bakan’ın çizdiği pembe tablonun gerçekleri yansıtmadığını belirtti. Küçükosmanoğlu “Polikliniklerde uzun kuyruklar var. Doktor dinlenme odaları yetersiz. Tuvaletlerde sabun, tuvalet kağıdı yok. Yemekhaneler yetersiz, çoğu doktor evinden getirdiği yemekle idare ediyor” dedi. Şehir hastanelerindeki gösterişli odaların ortalama durumu gizlemeye yetmeyeceğini söyleyen Küçükosmanoğlu “Bunlar çoğunluğu yoksulun ulaşamadığı, yurtdışı hastalara yönelik odalar. Ortalama kamu hastaneleri hâlâ dökülüyor” dedi. Üniversite hastanelerine yatırım yapılmadığını da eleştiren Küçükosmanoğlu, “Çapa ve Cerrahpaşa gibi köklü hastaneler yıllardır çökertiliyor. Pandemi sırasında prefabrik barakalarda hizmet verildi. Amiral gemisi olması gereken hastaneler bile ihmal ediliyor” dedi. Sağlık politikalarının bilinçli ihmaller içerdiğini belirten Küçükosmanoğlu, şehir hastanelerine yapılan devasa yatırımların yerine tüm Türkiye’de kamu hastaneleri ve aile sağlığı merkezlerine kaynak ayrılabileceğini söyledi ve ekledi: “Özel hastaneler ve yurtdışı hastalar için yapılan suit odalar var. Halkın çoğu bunlara ulaşamaz. Bu, kamu kaynaklarının çarçur edilmesi demek.”

    KAMU HASTANELERİNDEN BAZI MANZARALAR

    • Odalar dökülüyor: Hastane odaları, tuvaletler, hekim ve hemşire dinlenme odaları,  bekleme koridorları gibi pek çok noktada fiziki koşullar kötü durumda.
    • Klimalar çalışmıyor: Hastanelerden gelen şikâyetler klimaların çalışmadığını, pencerelerin dahi açılmadığını gösteriyor.
    • Dinlenme odaları yetersiz: Sağlık çalışanlarının dinlenme odalarının fiziki şartları kötü.
    • Yemekler hijyenik değil: Sağlık çalışanları ve hastalar, kamu hastanelerinin yemeklerinin kalitesiz ve hijyensizliğinden sık sık yakınıyor. Yemeklerden böcek ya da bilinmeyen maddelerin çıkması sıklıkla rastlanır halde.
Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu