Siyaset

‘Yargıtay savcılığı kanuna karşı hile yapıyor’

TİP Sözcüsü Kadıgil’den Atalay tepkisi

Kadıgil, “Buna rağmen 52 gündür tahliye edilmiyor, Silivri’de esir tutuluyor. Bu arkamızdaki yazının bir hükmü varmış gibi davranmaya devam ediyorsunuz!” diyerek tepki gösterdi.  Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gündem dışı söz aldı ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın hukuksuz şekilde cezaevinde tutulmasına ilişkin konuştu.

Meclis’in 28. Dönemi’nde görevine başlayamayan tek ismin Atalay olduğunu hatırlatan Kadıgil, “Meclis tebrik ziyareti yapan heyetlerle dolup taşıyor. Bu süreçte hak ettiği tebrikleri kabul edemeyen tek bir seçilmiş milletvekili var: TİP Hatay Milletvekili Can Atalay. Seçildiği günden bugüne Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına aykırı biçimde Silivri’de siyasi bir esir olarak tutuluyor ve buna rağmen bu Meclis’in çoğunluğu ne acı ki bu hukuksuzluğa, Meclis iradesine yönelik bu saygısızlığa sessiz kalıyor” dedi.

AKP’li Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun sözlerini hatırlatan ve “AKP Meclis Grup Başkan Vekili dün bu kürsüye çıkıp bu ülkenin bir hukuk devleti olduğunu iddia edebildi. Bakınız bir ülkenin hukuk devleti olabilmesi için orada yasaların ve özellikle Anayasa’nın yürürlükte olması gerekir” vurgusunda bulunan Kadıgil, Anayasa’nın 83. maddesindeki “(…) Bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz (…) ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve (…) Anayasa’nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır…” ifadelerini hatırlattı.

“Silivri’de esir tutuluyor”

Can Atalay’ın da aynı süreci yaşadığının altını çizen Kadıgil, “Buna rağmen 52 gündür tahliye edilmiyor, Silivri’de esir tutuluyor. Bu arkamızdaki yazının bir hükmü varmış gibi davranmaya devam ediyorsunuz!” diyerek tepki gösterdi.

Yargıtay’ın Atalay’a ilişkin başvuruyu işleme almamasına da işaret eden Kadıgil sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü Yargıtay savcılığı kendisine sunulan dilekçeyi ilgili ceza dairesinin önüne bile koymuyor, üstüne yatmış bekliyor! Çünkü daireye sunduğu 3 gün içerisinde kabul ya da ret kararı verilmesi CMK madde 105 uyarınca kanuni bir zorunluluk.

İşte bu karar verilmesin diye, üstünde savcı cübbesi bulunan kişiler hukuka karşı hile yapıyor. Bu kapsamda soruyorum size: Siz milletvekiliyseniz, bu koridorlarda o rozetleri takarak gururla dolaşıyorsanız, Meclis iradesine sürülen bu lekeyi kendinize nasıl yediriyorsunuz? Bu durumu kendinize yedirerek o vekil rozeti yakanızda gururla etrafta dolanmaya devam edebiliyorsanız ne acı size!”

Kadıgil, devamında AKP Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ve MHP Grup Başkan Vekili Muhammed Levent Bülbül’e seslendi: “Açık açık soruyorum Sayın Akbaşoğlu. Dün bu kürsüden bu ülkenin hukuk devleti olduğunu iddia ettiniz. Bu çerçevede Adalet Bakanınızın istisna gibi kamuoyuna yutturmaya çalıştığı 14. maddeye ilişkin AYM kararını bilmiyor musunuz yoksa tanımıyor musunuz? Sayın Bülbül, siz de hukukçusunuz. AYM ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu açık ve bağlayıcı içtihatlarına karşın seçilmiş bir vekilin hala hapiste tutulması hususunda hukuki görüşünüz nedir?”

Konuşmasında Meclis Başkanlığı’na da seslenen Kadıgil, sözlerini şu sözlerle sonlandırdı: “TBMM Başkanlığı’na soruyorum. Anayasa 83. hükmü şöyle bitiyor; ‘…devam eden soruşturma madde 14 kapsamına ilişkinse ilgili kurum derhal bunu TBMM Başkanlığı’na bildirir. Aradan geçen 50 günde Yargıtay tarafından TBMM Başkanlığı’na Can Atalay’ın durumunun 14. madde istisnasına girdiğine dair bir bildirim yapılmış mıdır? Sorularıma cevapları varsa ilgi isimleri, dillerinden düşürmedikleri ‘milli irade’ beyanları doğrultusunda millete bir açıklama yapmaya davet ediyorum.”

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu