
Yeni bir siyasi parti kurmak kolay değildir. Bir partinin tabelasını asmak, il ve ilçe binalarını açmak, birkaç toplantı yapmak ya da üye kayıtlarına başlamak tek başına örgüt kurmak anlamına gelmez. Gerçek anlamda örgüt; emek, fedakârlık, zaman ve inanç ister; en önemlisi de insanların birbirine güvenmesini ve ortak bir hedef etrafında kenetlenmesini gerektirir.
Bugün YENİ Parti, tam da böyle zorlu bir kuruluş ve örgütlenme sürecinden geçerek ilk kongrelerine hazırlanıyor. Önümüzde son derece önemli bir sınav var: Bu ilk kongreler, geçmişin hesaplaşmalarının yeni adresi mi olacak, yoksa yeni bir siyasi anlayışın, vefanın, katılımcılığın ve gerçek parti içi demokrasinin başlangıcı m
Yeni Bir Parti, Yeni Bir Anlayış
Siyasette her yeni başlangıç, beraberinde yeni bir sorumluluk getirir. YENİ Parti de Türkiye siyasetinde yeni bir sayfa açma iddiasıyla yola çıktı. Kurucu Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde, kısa sürede Türkiye’nin tüm bölgelerinde örgütlenme çalışmalarına başlanırken, daha önce Butlan Öncesi CHP saflarında görev almış çok sayıda seçilmiş Milletvekili, Belediye başkanı ve yüz binler YENİ Parti Çatısı altında bir araya geldi.
Kocaeli’de de 3 milletvekilimiz, 3 belediye başkanımız, il başkanlığımız ve 12 ilçe örgütümüz yönetimleriyle, Tüm belediye Meclis Üyelerimiz ile bu yeni yapılanmada sorumluluk üstlendi.
Ancak yeni bir parti kurup eski siyasetin alışkanlıklarını yeni yapının içerisine taşımak, yeni bir gelecek inşa etmek anlamına gelmez. Kişisel hesaplaşmalar, gruplaşmalar, “benim adamım, senin adamım” anlayışı, koltuğa göre saf değiştirmeler, örgütleri yok sayan tutumlar ve kişisel kırgınlıkların siyasi mücadeleye dönüştürülmesi geride bırakılmalıdır. Partinin adı YENİ ise, siyaset yapma biçimi de yeni olmak zorundadır; aksi halde yalnızca tabela değişmiş olur, anlayış değişmez.
Önce Örgütü Kuranların Emeği Görülmeli
YENİ Parti’nin kuruluş sürecinde il ve ilçe örgütlerinin çok kısa bir zaman zarfında oluşturulması gerekiyordu. Kurucu ilçe başkanları ve yönetim kurulları yalnızca bir koltuğu devralmadılar; örgüt kurdular, binaları hazırladılar, üye kayıtları yapıp mahalle çalışmalarına başladılar. Ekonomik ve fiziki imkânların son derece sınırlı olduğu bu dönemde, yeni bir siyasi hareketin güven kazanması için mücadele ettiler başardılar ve kısa bir sürede çok işler başardılar.
Bugün Kocaeli’de geçmiş dönemlerde yüzlerle ifade edilen üye sayılarına ulaşmakta zorlanan bazı ilçelerde, kısa sürede binlerle ifade edilen rakamlara ulaşılmış olması tesadüf değildir. Bu başarıda Genel Başkanımız Özgür Özel, kurucu kadroların ve sahada çalışan İlçe Başkanı ve yöneticilerimizin büyük payı vardır. Kongre sürecine girerken önce bu emeğin hakkını teslim etmek gerekir. Çünkü bir örgütü sıfırdan kuranlarla, örgüt belirli bir noktaya geldikten sonra yönetime talip olanların şartları aynı değildir. Bu nedenle vefa, demokrasinin karşıtı değil, siyasi kültürün önemli bir parçasıdır.
Aday Olmak Haktır, Ama Sorumluluk da Vardır
Demokratik bir partide her üyenin aday olma hakkı vardır; kimseye “Sen aday olamazsın” denilemez. Adaylar eşit koşullarda yarışabilmeli, düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir. Ancak demokrasi yalnızca “Ben adayım” demekten ibaret değildir; aynı zamanda sorumluluk almak, örgütün geleceğini düşünmek ve gerektiğinde kişisel beklentileri ortak çıkarların gerisine koyabilmektir.
Bu nedenle aday olmayı düşünen herkesin kendisine, “Ben bu göreve partiyi büyütmek için mi talibim, yoksa geçmişten kalan bir hesabı görmek için mi?” sorusunu sorması gerekir. Bu sorunun cevabı, adayın siyasi karakterini olduğu kadar YENİ Parti’nin gelecekteki siyasi kültürünü de belirleyecektir.
Kurucu Kadrolara Bir Dönemlik Destek Neden Düşünülmesin?
YENİ Parti’nin ilk kongresinde aday olmak isteyen arkadaşlarımızın önemli bir bölümü, kurucu ilçe başkanlıklarına ve yönetimlerine en azından bir dönemlik destek vermeyi değerlendirebilir. Bu, aday olma hakkından vazgeçmek değil, yeni kurulmuş bir yapının ayağa kalkmasına katkı sunmaktır. Görev yapan kurucu ilçe başkanlarımız daha görevlerinin ilk aylarını bile tamamlamadan kongre süreciyle karşı karşıya kalmıştır. İlk kongrelerde biraz sabır, biraz vefa ve biraz da örgütsel sorumluluk YENİ Parti’nin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Kocaeli’nin Kritik İlçeleri ve Örgütsel Hafıza
Kocaeli açısından baktığımızda bazı ilçelerin kuruluş hikâyesi ayrıca önem taşımaktadır. Körfez,Darıca,Derince, İzmit,Dilovası ve Karamürsel ayrı bir başlığı hak etmektedir. Körfez ve Darıca’da görev yapan isimler, CHP ilçe başkanlığı sürecinde Mutlak Butlan tarafından haksızlıklara uğramış, görevden alınmış ve partiden ihraç edilmiş ilçe başkanları olarak YENİ Parti’nin kuruluşunda yeniden sorumluluk üstlenmişlerdir.
Dilovası, CHP döneminde en az üyesi bulunan, yönetici ve sandık görevlisi bulmakta bile zorlanılan bir ilçeydi. Parti Okulu Eğitmeni olarak Dilovası’ndan sorumlu olduğumdan bu durumu yakından biliyorum; bu zorlu süreçte kadın bir ilçe başkanı göreve gelmiş, kayyum sonrası YENİ Parti’ye geçerek kurucu ilçe başkanı olmuş ve örgütlenmesini tamamlayarak üye kayıtlarında büyük başarı sağlamıştır.
İzmit, Derince ve Karamürsel’de ise belediye başkanlıkları kazanılmış ve meclis üyeleriyle birlikte YENİ Parti saflarına katılım sağlanmıştır. Dolayısıyla bu ilçelerde yapılacak ilçe başkanlığı seçimlerinde sadece kişisel popülerliğe bakmak yeterli olmayacaktır.
Uyum Şart
İzmit, Derince, Karamürsel, Körfez, Darıca ve Dilovası’nda ilçe başkanı ile belediye başkanı, ilçe örgütü ile milletvekilleri, il örgütü ile ilçe örgütleri ve seçilmiş yöneticiler ile parti tabanı arasında güçlü bir iletişim kurulmalıdır. Bu altı özel ilçemizde yapılacak kongrelerde tam bir uyum yakalanması esastır. Mesele yalnızca bir kişiyi desteklemek değil; kuruluş döneminde kimin sorumluluk aldığına, kimin sahaya çıktığına bakmaktır.
Önümüzde genel seçimler, yerel seçimler ve yeni bir siyasi hareketi topluma anlatma sorumluluğu vardır. Böyle bir dönemde enerjimizi birbirimizle mücadele ederek tüketmeyip aksine örgütlenmeye harcamalıyız.
Üyelere Büyük Sorumluluk Düşüyor
İlk kongrelerde en büyük sorumluluk parti üyelerine düşmektedir. Üyelerimiz oy kullanırken yalnızca kendilerine yakın olan kişiyi değil, partinin geleceğini düşünmelidir. Adayın örgütü büyütüp büyütemeyeceği, insanları bir araya getirip getiremeyeceği, seçilmişlerle uyumlu çalışıp çalışamayacağı ve kişisel hesaplaşmalardan uzak durup duramayacağı mutlaka sorgulanmalıdır. Gerçek demokrasi budur.
İlk Kongre, Yeni Bir Siyasi Kültürün Başlangıcı Olmalı
YENİ Parti’nin ilk kongrelerini yalnızca “Kim ilçe başkanı olacak?” sorusuna indirgemek büyük bir hata olur. Bu kongreler, partinin siyasi kültürünü şekillendirecektir. Yarış olsun ama kavga olmasın; adaylık olsun ama kırgınlık olmasın; demokrasi olsun ama kişisel hesaplaşma olmasın. Kongrede kazanan yalnız bir aday değil, YENİ Parti olmalıdır.
İktidar yürüyüşüne giderken birbirimizi tüketmek yerine güçlendirmek zorundayız. Kocaeli’de kurulacak güçlü ve uyumlu örgütler yalnızca bugünün kongresini değil, yarının seçimlerini de belirleyecektir. Yeni bir parti kurmak kadar, onu doğru bir siyasi kültürle büyütmek de önemlidir.
Demokrasi ile vefa, özgür yarış ile örgütsel sorumluluk ve değişim ile kurumsal hafıza arasında dengeyi kurabildiğimiz ölçüde YENİ Parti adına yaraşır bir hareket olacaktır. Birlikte başaracak, birlikte büyütecek ve birlikte iktidara yürüyeceğiz. Kocaeli’nin altı stratejik ilçesinin neden mevcut kurucu kadrolarıyla yola devam etmesi gerektiğini yarınki yazımda tüm detaylarıyla ele alacağım. Yarın aynı umut ve kararlılıkla buluşmak dileğiyle, esen kalın.
Özgen Sarıkaya – Gazeteci / Yazar











