Kartepe Ataşehir’de Sabah Kabusu: Oksijen Değil, Zehir Soluyoruz!

Pencerelerini açanlar temiz bir bahar havası yerine, genizleri yakan, boğazları düğümleyen ağır bir koku ve pusla karşılaştı. Mahalle halkının ortak feryadı tek bir cümlede özetleniyor: “Resmen zehir soluyoruz!”
Sanayi Kuşatmasında Bir Mahalle
Ataşehir Mahallesi, konumu gereği sanayi kuruluşlarına oldukça yakın bir bölgede yer alıyor. Ancak sanayileşmenin bedeli, orada yaşayan binlerce insanın, çoluk çocuğun akciğerlerine bu zehri çekmesi olmamalıdır. Sabah saatlerinde rüzgarın da etkisiyle iyice yoğunlaşan, kaynağı belirsiz (ya da hepimizin çok iyi tahmin ettiği) bu ağır koku, artık tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.
Yıllardır Kocaeli’nin kaderiymiş gibi sunulan “hava kirliliği” problemi, Kartepe’de kronik bir hastalık halini aldı. Sabah saatlerinde bacalardan salınan emisyonlar mı, yoksa denetimsiz filtre kullanımları mı bu tabloya sebep oluyor? Vatandaş haklı olarak soruyor: Biz bu şehirde yaşamak için sağlığımızdan vazgeçmek zorunda mıyız?
Yetkililer Ne Zaman Sesimizi Duyacak?
Ataşehir sakinleri bu sabah nefes alamayacak hale geldiyse, bu durum anlık bir şikayet değil, bir imdat çağrısıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri, yerel yönetimler ve Kartepe Belediyesi bu feryada daha ne kadar kulak tıkayacak?
Bölgedeki hava kalitesi ölçüm istasyonlarının verileri neden bu anları normal gösteriyor (ya da gösteriyor mu)?
Gece ve sabahın ilk ışıklarında bacalara yönelik anlık denetimler yapılıyor mu?
Halkın sağlığını hiçe sayan işletmelere caydırıcı cezalar uygulanıyor mu?
Sağlığımız Siyaset ve Ticaret Üstüdür
Kirli hava; astım, bronşit, kalp hastalıkları ve kanser riskini doğrudan tetikleyen sessiz bir katildir. Çocuklarımızın sabah okula giderken bu havayı solumasına, yaşlılarımızın evlerinde nefes darlığı çekmesine göz yummak, bu kentin yöneticilerine yakışmamaktadır.
Kartepe Ataşehir halkı lütuf değil, anayasal bir hak olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını talep ediyor. Yetkilileri derhal göreve, bu sabah yaşanan kirliliğin kaynağını bulmaya ve kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.
Unutmayın, soluduğumuz bu hava bittiğinde, geriye kurtaracak bir kent de kalmayacak!











