Dünyanın çekirdeği beklenmedik bir yapıyla sarılı olabilir!

Antarktika’da yürütülen sismik araştırmalar, Dünya’nın çekirdek-manto sınırında daha önce bilinmeyen yoğun katmanlar bulunduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bu yapıların milyonlarca yıl önce gezegenin derinliklerine gömülen eski okyanus tabanının kalıntıları olabileceğini düşünüyor.
Bilim insanları, Dünya’nın yaklaşık 2 bin 900 kilometre derinliğinde, çekirdeğin hemen üzerinde yer alan ve daha önce fark edilmeyen gizemli yapıların izine rastladı. Antarktika’da gerçekleştirilen araştırma, gezegenin iç kısmının sanılandan çok daha karmaşık olabileceğine işaret ediyor. Bilim insanları, bu yapıların milyonlarca yıl önce gezegenin derinliklerine gömülen eski okyanus tabanının kalıntıları olabileceğini düşünüyor.
2023 yılında Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Dünya’nın Güney Yarımküresi altında yapılan yüksek çözünürlüklü sismik haritalama çalışmaları, çekirdek ile manto arasındaki sınır boyunca uzanan ince fakat yoğun malzeme katmanlarını ortaya çıkardı.
Araştırmanın başyazarı, Alabama Üniversitesi’nden jeolog Samantha Hansen, elde edilen bulguların Dünya’nın iç yapısına dair şimdiye kadarki en ayrıntılı görüntülerden birini sunduğunu belirterek, “Bu yapının daha önce düşündüğümüzden çok daha karmaşık olduğunu görüyoruz” dedi.
ANTARKTİKA’DA ÜÇ YIL SÜREN ÇALIŞMA
Araştırmacılar, Antarktika buzullarına yerleştirilen 15 sismik istasyonu kullanarak üç yıl boyunca deprem dalgalarını izledi. Sismik dalgaların Dünya’nın iç katmanlarında ilerlerken hızlarının değişmesi, kayaçların ve diğer malzemelerin yapısına ilişkin ipuçları veriyor.
Bilim insanları, bu yöntemle çekirdek-manto sınırında “ultra düşük hız bölgeleri” (ULVZ) olarak adlandırılan alanları tespit etti. Bu bölgelerde sismik dalgalar çevresine göre daha yavaş ilerliyor ve bu durum farklı bir malzeme yapısına işaret ediyor.
“EVEREST’İN BEŞ KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE YAPILAR”
Araştırmada yer alan Arizona Eyalet Üniversitesi’nden jeofizikçi Edward Garnero, kullanılan görüntüleme yönteminin çekirdek-manto sınırında olağan dışı malzeme katmanlarını ortaya çıkardığını söyledi.
Garnero, “İncelediğimiz her bölgede çekirdek-manto sınırında ince anormal malzeme katmanları bulduk. Bu yapıların kalınlığı birkaç kilometreden onlarca kilometreye kadar değişiyor. Bazı yerlerde çekirdeğin üzerinde Everest Dağı’nın beş katı yüksekliğinde yapılar görüyoruz” ifadelerini kullandı.
ESKİ OKYANUS TABANININ KALINTILARI OLABİLİR
Araştırmacılara göre bu gizemli bölgelerin en olası açıklaması, milyonlarca yıl önce Dünya’nın derinliklerine gömülen eski okyanus kabukları.
Bugün yüzeyde görülen dalma-batma bölgelerinde tektonik plakalar mantonun içine doğru hareket ediyor. Çalışmada kullanılan bilgisayar simülasyonları da, geçmişte okyanus tabanını oluşturan kayaçların manto içerisindeki konveksiyon akımlarıyla çekirdek-manto sınırına kadar taşınmış olabileceğini gösteriyor.
Bilim insanları, sismik verilere dayanarak kayaç türlerini kesin olarak belirlemenin zor olduğunu ve farklı açıklamaların da mümkün olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut veriler ışığında eski okyanus kabuğu hipotezinin en güçlü aday olduğu belirtiliyor.
DÜNYA’NIN GEÇMİŞİNİ ANLAMAYA YARDIMCI OLABİLİR
Araştırmacılar, söz konusu katmanların yalnızca Dünya’nın jeolojik geçmişine değil, gezegenin bugün nasıl işlediğine dair de önemli bilgiler sunabileceğini belirtiyor.
Çekirdekten mantoya ısının nasıl aktarıldığını anlamak, volkanik faaliyetlerden Dünya’nın manyetik alanının oluşumuna kadar birçok sürecin açıklanmasında kritik rol oynuyor. Dünya’nın manyetik alanı ise gezegeni Güneş’ten gelen zararlı radyasyona karşı koruyan temel mekanizmalardan biri olarak kabul ediliyor.
Hansen, “Araştırmamız, yerin derinliklerindeki yapılar ile gezegenimizi yönlendiren süreçler arasında önemli bağlantılar olduğunu ortaya koyuyor” dedi.











